Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
Cable clip
trans-mu factor
net remuneration
black thorn
slow-action switch
Surface Voids
Accounting Procedures
marsh tea
hearing deficiency
bevel washers
Vetterschaft
firing envelope
Betta splendens
intento de violar
area size
Drain plug
testamento escrito
a deacylase
Silesia
made of
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"made of"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
made of
s.
-den yapılmış
2
Genel
made of
ed.
mamul
3
Genel
made of
ed.
-den yapılmış
"made of"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
made of lath and plaster
i.
bağdadi
2
Genel
drink made of yoghurt and water
i.
ayran
3
Genel
state/way of being made
i.
yapılış
4
Genel
roofing material made of asbestos and cement
i.
eternit
5
Genel
cheese made of skim milk or yogurt curds
i.
ekşimik
6
Genel
manufacture of ready-made clothes
i.
konfeksiyon
7
Genel
made of plastics materials
i.
plastik malzemeden yapılmış
8
Genel
be made up of
f.
oluşmak
9
Genel
be made up of
f.
ibaret olmak
10
Genel
made a victim of
f.
kurban etmek
11
Genel
made of bronze
s.
tunç
12
Genel
made of silk
s.
ipek
13
Genel
made of cotton
s.
pamuklu
14
Genel
made of timber
s.
ahşap
15
Genel
made of iron
s.
demir
16
Genel
made of rubber
s.
lastikli
17
Genel
made of chamois leather
s.
güderi
18
Genel
made of ceramic
s.
seramikten yapılma
19
Genel
made of mother-of-pearl
s.
sedef
20
Genel
made of yoghurt
s.
yoğurttan yapılmış
21
Genel
made in the image of god
s.
tanrının kendi suretinde yaratılmış
22
Genel
made of bricks
s.
tuğlalardan yapılı
23
Genel
made out of
ed.
-den yapılma
İfadeler
24
İfadeler
as a result of the efforts made
expr.
çabalar sonucu
25
İfadeler
as a result of the efforts made
expr.
çabalar sonucunda
26
İfadeler
legends were made of
expr.
üzerine efsaneler yazılan
27
İfadeler
love is a smoke made with the fume of sighs
expr.
aşk iç çekişlerle oluşan bir dumandır
28
İfadeler
moon (is) made of green cheese, (and) the
expr.
kişinin cahilliğini alaylı bir şekilde yüzüne vurmak için kullanılan söz
29
İfadeler
moon (is) made of green cheese, (and) the
expr.
ay da yeşil peynirden oluşuyor
Atasözü
30
Atasözü
footprints on the sands of time are not made by sitting down
yerinde oturarak tarihe iz bırakamazsın
31
Atasözü
footprints on the sands of time are not made by sitting down
harekete geçmeden iz bırakacak bir şey yapamazsın
32
Atasözü
footprints on the sands of time are not made by sitting down
yerinde oturan tarih yazamaz
33
Atasözü
footprints on the sands of time are not made by sitting down
hiçbir şey yapmadan tarihte iz bırakamazsın
Konuşma Dili
34
Konuşma Dili
made of money
s.
çok paralı
35
Konuşma Dili
made of money
s.
zengin
36
Konuşma Dili
made of money
s.
para içinde yüzen
37
Konuşma Dili
made of plastic
s.
plastikten
38
Konuşma Dili
made of bones
s.
kemikten
39
Konuşma Dili
what (one) is made of
expr.
(birinin) gerçekte ne kadar güçlü, yetenekli, cesaretli olduğu
40
Konuşma Dili
what (one) is made of
expr.
(birinin) gerçek gücü
41
Konuşma Dili
what (one) is made of
expr.
(birinin) zorluklar karşısındaki gerçek dayanıklılığı
42
Konuşma Dili
what (one) is made of
expr.
(birinin) gerçek cesareti
43
Konuşma Dili
what (one) is made of
expr.
(birinin) gerçek yeteneği
44
Konuşma Dili
what somebody is made of
expr.
birinin asıl yüzü
45
Konuşma Dili
what you are made of
expr.
gerçekte ne kadar güçlü, yetenekli, cesaretli olduğun
46
Konuşma Dili
what you are made of
expr.
gerçek cesaretin
47
Konuşma Dili
what somebody is made of
expr.
birinin zorluklar karşısındaki gerçek dayanıklılığı
48
Konuşma Dili
what (one) is made of
expr.
(birinin) asıl yüzü
49
Konuşma Dili
what somebody is made of
expr.
birinin gerçek cesareti
50
Konuşma Dili
what you are made of
expr.
gerçek gücün
51
Konuşma Dili
what somebody is made of
expr.
birinin gerçek yüzü
52
Konuşma Dili
what somebody is made of
expr.
birinin zor bir durum karşısındaki tepkisi
53
Konuşma Dili
what somebody is made of
expr.
birinin gerçek yeteneği
54
Konuşma Dili
what somebody is made of
expr.
birinin gerçekte ne kadar güçlü, yetenekli, cesaretli olduğu
55
Konuşma Dili
what you are made of
expr.
zorluklar karşısındaki gerçek dayanıklılığın
56
Konuşma Dili
what you are made of
expr.
gerçek yeteneğin
57
Konuşma Dili
what you are made of
expr.
asıl yüzün
58
Konuşma Dili
what somebody is made of
expr.
birinin gerçek gücü
Deyim
59
Deyim
be made of money
f.
para babası olmak
60
Deyim
be made a cat's paw of someone
f.
elinde oyuncak olmak
61
Deyim
show somebody what you are made of
f.
asıl yüzünü göstermek
62
Deyim
show somebody what you are made of
f.
hangi kumaştan biçildiğini göstermek
63
Deyim
be made the butt of a joke
f.
alay konusu olmak
64
Deyim
show (somebody) what you are made of
f.
gerçek gücünü/zekasını vb. göstermek
65
Deyim
be made of sterner stuff
f.
çok/daha kararlı olmak
66
Deyim
be made of sterner stuff
f.
çok/daha azimli olmak
67
Deyim
be made of sterner stuff
f.
çok/daha sert bir karaktere sahip olmak
68
Deyim
be made of sterner stuff
f.
çok/daha inatçı olmak
69
Deyim
be made of sterner stuff
f.
çok/daha dayanıklı olmak
70
Deyim
be made of sterner stuff
f.
çok/daha sağlam bir karaktere sahip olmak
71
Deyim
be made of sterner stuff
f.
çok/daha güçlü olmak
72
Deyim
be made of sterner stuff
f.
sorunlarla çok/daha güçlü bir şekilde baş edebilen biri olmak
73
Deyim
not be made of money
f.
o kadar parası olmamak
74
Deyim
not be made of money
f.
harcayacağı paranın bir sınırı olmak
75
Deyim
not be made of money
f.
para basmamak
76
Deyim
show (someone) what (one's) made of
f.
(birine) hangi kumaştan biçildiğini göstermek
77
Deyim
show (someone) what (one's) made of
f.
(birine) asıl yüzünü göstermek
78
Deyim
show (someone) what (one's) made of
f.
(birine) gerçek gücünü/zekasını göstermek
79
Deyim
made of sterner stuff
s.
çok/daha azimli
80
Deyim
made of sterner stuff
s.
sorunlarla çok/daha güçlü bir şekilde baş edebilen
81
Deyim
made out of whole cloth
s.
kuyruklu yalan
82
Deyim
made of sterner stuff
s.
çok/daha inatçı
83
Deyim
made out of whole cloth
s.
aslı astarı olmayan
84
Deyim
made of sterner stuff
s.
çok/daha dayanıklı
85
Deyim
made of sterner stuff
s.
çok/daha güçlü
86
Deyim
made out of whole cloth
s.
tam bir uydurma
87
Deyim
made of sterner stuff
s.
çok/daha kararlı
88
Deyim
made of sterner stuff
s.
çok/daha sert bir karaktere sahip
89
Deyim
not made of money
s.
(biri) para basmıyor
90
Deyim
not made of money
s.
parası yok
91
Deyim
(made up) out of whole cloth
expr.
tam bir uydurma
92
Deyim
(made up) out of whole cloth
expr.
kuyruklu yalan
93
Deyim
(made up) out of whole cloth
expr.
aslı astarı olmayan
Konuşma
94
Konuşma
you just made the biggest mistake of your life
i.
az önce hayatının en büyük hatasını yaptın
95
Konuşma
I'm not made of money
expr.
verecek param yok
96
Konuşma
show them what you're made of
expr.
göreyim seni
97
Konuşma
I made a list of things I need
expr.
ihtiyacım olan şeylerin bir listesini yaptım
98
Konuşma
you made the worst mistake of your life
expr.
hayatının hatasını yaptın
99
Konuşma
only three of them made it
expr.
içlerinden sadece üçü başarabildi
Ticaret/Ekonomi
100
Ticaret/Ekonomi
revaluation surplus in the result of revaluation made by participations
i.
iştirakler yeniden değerleme artışı
101
Ticaret/Ekonomi
made of payment
i.
ödeme şekli
102
Ticaret/Ekonomi
made of payment
i.
ödeme biçimi
103
Ticaret/Ekonomi
as though made on and as of the effective time
expr.
yürürlük tarihinde yapılmışçasına
Hukuk
104
Hukuk
decision made by a court of law
i.
mahkeme kararı
105
Hukuk
decision of the general board of the supreme court of appeals made for the
i.
tevhidi içtihat
Teknik
106
Teknik
blind flanges made of steel
i.
çelikten yapılma kör flanş
107
Teknik
pm-cores made of magnetic oxides
i.
manyetik oksitlerden yapılan pm çekirdekler
108
Teknik
flat products made of steels
i.
çelik yassı mamuller
109
Teknik
handkerchief made of fabric
i.
kumaştan yapılmış mendil
110
Teknik
handkerchief made of paper
i.
kağıttan yapılmış mendil
111
Teknik
jewellery made of precious metal alloys
i.
kıymetli metal alaşımlarından imal edilen ziynet eşyaları
112
Teknik
sacks made of thermoplastic flexible film
i.
termoplastik esnek filmden yapılan torbalar
113
Teknik
low-profile core made of magnetic oxides
i.
manyetik oksitlerden yapılmış alçak profil çekirdek
114
Teknik
parts made of polymer materials
i.
polimer malzemelerden yapılmış parçalar
115
Teknik
cores made of magnetic oxides
i.
manyetik oksitli çekirdekler
116
Teknik
diaphragm valve made of metallic material
i.
metalik malzemeden yapılmış diyafram vana
117
Teknik
insulating glove made of plastic
i.
plastikten yapılmış yalıtkan eldiven
118
Teknik
factory made products of expanded perlite
i.
genleştirilmiş perlitten fabrikada imal edilmiş mamuller
119
Teknik
core made of magnetically soft ferrite
i.
manyetik olarak yumuşak demirden yapılan çekirdek
120
Teknik
flat-woven webbing sling made of man-made fibers
i.
suni liflerden yapılan düz kalın dokuma sapan
121
Teknik
factory-made products of phenolic foam
i.
fabrikasyon olarak imal edilen fenolik köpük
122
Teknik
be made up of stainless steel
f.
paslanmaz çelikten imal edilmek
123
Teknik
be made up of stainless steel
f.
paslanmaz çelikten yapılmak
124
Teknik
be made of polybutylene
f.
polibutilenden imal edilmek
125
Teknik
be made of non-ferrous metals
f.
demir dışı maddeden yapılmak
126
Teknik
be made of non-ferrous metals
f.
demir dışı maddeden yapılmış olmak
127
Teknik
made of only electrolytic copper
s.
elektrolitik bakırdan yapılan
128
Teknik
made of roundwire
s.
yuvarlak tellerden yapılan
129
Teknik
made of steel
s.
çelikten yapılmış
130
Teknik
made of metallic material
s.
metalik malzemeden yapılmış
131
Teknik
made of plastic material
s.
plastik malzemeden yapılmış
132
Teknik
made of metallic material
s.
metalik malzemeden yapılan
133
Teknik
made of plastic material
s.
plastik malzemeden yapılan
134
Teknik
made of stainless steels
s.
paslanmaz çelikten imal
135
Teknik
made of an aluminium-plastics combination
s.
alüminyum-plastik kombinasyonundan yapılan
136
Teknik
made of polyethylene film
s.
polietilen filmden yapılmış
137
Teknik
made of composite film
s.
kompozit filmden yapılmış
138
Teknik
made of wood metal and plastic
s.
ahşap metal ve plastik malzemeden yapılmış
139
Teknik
made of steel or aluminium alloy
s.
çelik veya alüminyum karışımından yapılmış
Tekstil
140
Tekstil
medullated fibre made of wool
i.
yünden medulalı lif
141
Tekstil
fine screening made of woven wire
i.
tel dokuma
142
Tekstil
made of knitted fabric
i.
örülmüş kumaştan imal
143
Tekstil
made of woven fabric
i.
dokunmuş kumaştan ima
144
Tekstil
thickness of machine-made textile floor coverings
i.
makine yapısı tekstil yer döşemelerinin kalınlığı
145
Tekstil
made of woven fabric
s.
dokunmuş kumaştan yapılmış
146
Tekstil
made of knitted fabric
s.
lörülmüş kumaştan yapılmış
Ağaç İşleri
147
Ağaç İşleri
testing of joint made with mechanical fasteners
i.
mekanik bağlayıcılar ile yapılmış birleştirmenin denenmesi
Medikal
148
Medikal
injection vial made of glass tubing
i.
cam borudan yapılmış enjeksiyon şişe
Gıda
149
Gıda
materials and articles made of regenerated cellulose film intended to come into contact with foodstuffs
i.
gıda maddeleri ile temasta bulunan rejenere selüloz filmlerden yapılmış madde ve malzemeler
Mutfak
150
Mutfak
pressed caviar made of mullet roe
i.
botarya
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of made of
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy